acaba blog alemine geri mi dönsem? döner miyim dönerim neden dönmeyeyim. ayrıca alışamadım aga ben bu boğaz havasına. haftasonu şehir dışından iş gücü ithal ediyorum, kardeşim gelip dolabımın kapaklarını takacak ve duvarları delecek.
evrim burada da sıçıyor. çünkü spica ve ben dolabı kendimiz kurduk ama kapakları takacak aletlerimiz yok. işgücü bize alet getirecek. yani kaslarının bizden fazla olması bizden iyi dolap yapması anlamına gelmiyor. vs. vs. ben bağlantıyı kurdum beynimde siz uğraşmayın.
son postun üzerinden bir ay geçmiş olması hiç hoşuma gitmedi. o yüzden hemen çok sevindirici bir haber veriyorum, fonda the a la menthe çalan bir atv haberi düşünün, işte öyle sevindirici.
4 GÜN OKULA GİTMİCEZ KIZIM
cuma zaten boş, ctesi pazar da. 3 gün. yarını da ekiyoruz, ve etti 4. marmarada 4. yılımız kutlu olsun!
iti bir kenara bildiklerinizi, o akım bu bokum, şu kitap bu kitap, yok bach'ındı bu eser, yok en güzel chaconne yorumu menuhinindi, yok efendim çok kaotik düşüncelerdi, bir elde puro, kucakta kedi, diğer elde üzüm suyu gecelerini...
gelin canlar bir olalım hep birlikte şu şarkıya eşlik edelim.
sevenin halinden sevenler anlar. gel gör şu halimi bir teselli ver.
ben arada derede dönüp dolaşıp şu aşağıdaki videoyu izliyorum. genlerimi bir sonraki nesle aktarmayı düşündüren yegane şey bu video. kaan tangözenin şuradaki hali gibi evladım olsa diyorum. (kaan tangözeden çocuğum olsun demek istemedim yanlış anlaşılmasın.)
aradığım yer burası mı diye kendime soruşumun üzerinden 257, hayal ettiğim ve aradığım yerin gerçekten var olduğunu anlamamın üzerinden 3 gün geçti. eğer komşu bloglarımıza bakıyorsanız, ailecek sayılar, yıl dönümleri, ay dönümleri ve herhangi bir takvimsel aktiviteden,sayılar arası bağlantılardan (devlet bahçeli bizden değil), ne kadar hoşlandığımızı anlarsınız.
aklımda bir miktar tilki koşuyor. o kadar hızlı koşuyorlar ki kuyruklarını bile göremiyorum. bu da midemde gaz yapıyor.
ayrıca vatana millete hayırlı olsun artık vejetaryenliğimi ilerlettim. uzun yaşamak değil sağlıklı yaşamak istiyorum. bu sonraki bir delirme anının konusu olsun.
ama şu zihnimde dönüp duruyor, eğer hayal ettiğim ve gerçek olduğunu gördüğüm yerde yaşarsam, orada ne yaşarsam yaşayım gerçekte, zihnimde o yer her zaman kendimle kaldığım yer olarak kodlanacağı için mutlu olacağım ve bu şimdiye kadar yaşadıklarımın en büyüğü olacak. yol açıkmanın ve sonunda dinlenecek bir durak bulmanın mutluluğu. duracak demedim fark ettiysen, öyle bir şey söz konusu bile olamaz. sadece bazı duraklarda gerektiğinden uzun kalabilirim ki bu da aslında o durakta tam da kalmam gereken kadar kaldığımı gösterir.